En Güzel Cemil Meriç Sözleri, Cemil Meriç Şiirleri

  • 19 Aralık 2018
  • En Güzel Cemil Meriç Sözleri, Cemil Meriç Şiirleri için yorumlar kapalı
  • 219 kez görüntülendi.
En Güzel Cemil Meriç Sözleri, Cemil Meriç Şiirleri

Cemil Meriç’in Hayatı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 12 Aralık 19176 yılında doğan Cemil Meriç, Hatay Lisesi mezunudur. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne girmiştir. Fakat yüksek öğrenim hayatını tamamlayamadan Hatay’a geri dönmek zorunda kalmıştır. Bir müddet ilkokul öğretmenliği, Tercüme Kalemi’nde reis muavinliği ve Nahiye müdürlüğü yapmıştır. İstanbul Üniversitesi’ne devam ederek Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiştir. Fransızca öğretmenliği yapan Cemil Meriç, 1955 yılında görme yeteneğini kaybetmiştir. Görememesine rağmen kızının ve öğrencilerinin yardımı ile çalışmalarını ölümüne kadar devam ettirmiştir. İstanbul Üniversitesi’nde görev yapan ünlü yazar 1974 yılında emekli olmuştur. İstanbul’da 13 Haziran 1987 yılında vefat etmiştir.

Cemil Meriç’in Edebi Kişiliği

Son dönem Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Cemil Meriç, 1928 yılında Yeni Gün gazetesinde çıkmaya başlayan yazıları ile edebi hayata adımını atmıştır. Değişik dergilerde birçok yazısı çıkmış ve çok sayıda kitap yazmıştır. Cemil Meriç’in edebi kişiliği kısaca;

  • Batı medeniyetinin temellerini araştırmış, Doğu ile Batı’yı çok iyi tanımıştır.
  • İleri derecede Fransızca bilen ve Fransızca tercümeler yapan sanatçı, dil konusuna büyük önem vermiş ve dilin milletin özü olduğunu savunmuştur.
  • Eserlerinde, tarihten edebiyata, sosyolojiden felsefeye kadar birçok alanda düşüncelere yer vermiştir.
  • Çok sayıda araştırmacıya özgün düşünceleri ile kaynaklık etmiş olan Cemil Meriç, yazdığı eserleri çarpıcı bir dille ve etkileyici üslupla yazmıştır.
  • Doğu ve Batı kültür hazinelerinin zenginliğine eserlerinde ayrıntılı yer vermiştir.
  • Sosyoloji alanında çok değerli ve etkili araştırmalar yapmıştır.
  • Victor Hugo ve Balzac gibi yazarların eserlerini Türkçeye çevirmiştir.
  • Her düşünceye açık olan sanatçı, durmadan öğrenen, öğrendiklerini akıl süzgecinden geçiren, akıl süzgecinden geçirdiklerini insanlara öğretmek için uğraşmıştır.

Cemil Meriç’in Eseleri

Deneme, makale, inceleme ve araştırmaları ile tanınan Cemil Meriç çok sayıda eser bırakmıştır. Başlıca eserleri:

  • Umrandan Uygarlığa (1974)
  • Kırk Ambar (1983)
  • Hint Edebiyatı
  • İlk Sosyolog
  • Saint Simon
  • Bu Ülke
  • Bir Dünyanın Eşiğinde
  • İlk Sosyalist
  • Bir Facianın Hikayesi
  • Mağaradakiler
  • Kültürden İrfana
  • Işık Doğudan Gelir

Kırk Ambar eseriyle iki kere Türkiye Milli Kültür Vakfı ödülü almış olan Cemil Meriç, Ankara Yazarlar Birliği Derneği’nin Yılın Yazarı ödülünü, Kayseri Sanatçılar Derneğinden İnceleme, Türkiye Yazarlar Birliğinden Kültürden İrfana eseriyle Yılın Fikir Eserleri ödülünü almıştır.

En Güzel Cemil Meriç Sözleri

Günümüzün en anlamlı Cemil Meriç sözleri, Cemil Meriç şiirleri, Facebook Cemil Meriç sözleri, resimli Cemil Meriç sözleri ve unutulmaz Cemil Meriç şiirleri ile sayfamızda en detaylı Cemil Meriç hakkındaki bilgileri bulabilirsiniz.

– Kelam, bütünüyle haysiyettir.

– Kitap, zekayı kibarlaştırır.

– Bilgi, sonu gelmeyecek olan bir fetihtir.

– Gitmek, kaderin hatalarını düzeltmektir.

– Avrupa tarihi, bir sınıf kavgası tarihidir.

– Kahramanlık, hatada ısrar etmemektir.

– Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir.

– Güneş ülkeleri aydınlatır, sözler milleti.

– Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir.

– Tarihimiz, mührü sökülmemiş bir hazine.

– Her kavganın ezelî mazereti: son kavga olmak.

– Cinayete ses çıkarmayan canının suç ortağıdır.

– Yaşamak, yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel.

– Ne kadar Müslüman varsa o kadar Allah vardır.

– Yaşamak, yaralanmaktır. Yaralanmak da güzel.

– İdeolojiler, uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri.

– Okumak, iki ruh arasında âsıkane bir mülâkattır.

– İrfan, kemale açılan kapı, amelle taçlanan ilim.

– Tarihi yaratan, fertle yığın arasındaki anlaşmazlık.

– Aldatmayan tek sevgili var dünyada: mutlak güzel.

– Batı’nın düşünce tarihi akılla naklin mücadele tarihi.

– Mahalle kavgaları, tefekkürün zirvelerine ulaşmamalı.

– Gençliğim ahlaksız bir vadide akan başıboş bir ırmaktı.

– İnsanlık daima kötü oyuncaklar peşinde koşan bir çocuk.

– Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var.

– Coğrafyamızda tek kıta vardı, kafatasımızda tek yarım küre.

– Ben bu kadar acıyı sen de başkalarına benze diye çekmedim.

– Hiçbir zafer umulanı vermez ve hiçbir yenilgi mutlak değildir.

– Siz namuslulardan olun, ne kadar az olduğunuzu göreceksiniz.

– Sol ve sağ. çılgın sevgilerin ve şuursuz kinlerin emzirdiği iki ifrit.

– Hangi beste sözün musikisiyle, sözün füsunuyla boy ölçüşebilir.

–  Asya’nın bütün evlatları içinde batı’nın ilk benimsediği: Zerdüşt.

– Din, bir susuzluk, sonsuza karşı duyulan özlem. Bilgi değil, aşk.

– Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmaz’laştıranlardır.

– Ortada bir pasta var saģdan yiyene sağcı soldan yiyene solcu demişler.

– Çok zaman kaybettim. Çok zaman ve biraz ümit. Yaşamak bu galiba.

– Bu çökmeye hazır medeniyet üç sütun üzerinde duruyor; süngü, açlık, fuhuş.

– Kamus, bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla.

– Düşüncenin kuduz köpek gibi kovalandığı bu ülkede bilim adamı nasıl çıkar?

– Her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.

– Meçhule açılan bir kapıdır kitap. Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza.

– O kadar yalnızdım ki; karanlıklardan iblisin eli uzansa minnetle sıkardım.

– Nereye gidersen git, bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır.

– O kadar yalnızdım ki karanlıklardan iblis’in eli uzansa minnetle sıkardım.

– Hayat herkesin yaşadığı, kimsenin yaşamaktan hoşlanmadığı komedya.

– Meçhule açılan bir kapıdır kitap. Meçhule, yani masala, esrara, sonsuza.

– Kültür, homo ekonomikus’un kanlı fetihlerini gizlemeye çalışan birer şal.

– Çatışmasız toplum beraber otlayan, beraber gevis getiren adsız bir sürü.

– Yaşayanları yöneten ölülerdir. Demek ki öldürülmesi gereken ölüler de var.

– Bu çökmeye hazır medeniyet üç sütun üzerinde duruyor; süngü, açlık, fuhuş.

– Olimpos dağının çocukları, Hira dağının evlatlarını asla kabullenemeyecektir.

– Kamus, bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla.

– Kitap, istikbale yollanan mektup. smokin giyen heyecan, mumyalanan tefekkür.

– Zindanıma geldiğin zaman iki yol vardı önümde: cinnet ve ölüm. Sen üçüncü oldun.

– Mütercim, mutlak’ı arayan bir çılgın, ‘felsefe taşı’nı bulmaya çalışan bir simyagerdir.

–  Yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.

– Gerçek hükümdarlar, ebedi hükümrandırlar. Hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler.

– Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde.

–  Kendi gerçeğimizi kendi kelimelerimizle anlayıp anlatmak, her namuslu yazarın vicdan borcu.

– Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilik ise her namuslu insan gericidir.

– Her toplum bir kitaba dayanır: ramayana, nesideler nesidesi veya kur’an: senin kitabın hangisi?

–  Sağ ve sol: anladım ki bu iki kelime, aynı anlayışsızlığın, aynı kinlerin, aynı cehaletin ifadesidir.

– Bu memlekette sağcı-solcu, ilerici-gerici yoktur, bu memlekette namuslular ve namussuzlar vardır.

–  Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanıp uçmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.

– Vakit geçmiyor diye şikayet ederiz. Neyin geçmesini istiyoruz? Hayatın. Ve hepimiz ölümden korkarız.

– Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.

– Dahi, munzevi bir yıldız; anasız doğan çocuk, anasız doğan ve zürriyetsiz ölen. Zirveden zirveye akseden şarkı.

– Ormanı görmedin. ağacı görmedin. Rüzgârın önüne savurduğu birkaç kuru yaprağı insan zekasının bütünü sanı.

– Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı”, diye fısıldadılar, “sen bir az–gelişmişsin.

– Sevgi garip bir yangın. Yaşaması için büyümesi gerek. O yangına herşeyini atacaksın; zamanını, gururunu, dehanı.!

– Düzgün bir insan olmak,samimi bir Müslüman olmakla başlar. Olympus’un çocukları  Hira dağının evlatlarını kabul etmezler.

– İnsanlar hür doğarlar, eşit haklara sahiptirler; hiçbir hülya bana bu kadar çocuksu, bu kadar anlamdan yoksun gelmemiştir.

– Her büyük adam kucağında yaşadığı medeniyetin üvey evladıdır..Zira o başkalarının veya geleceğin çocuğu, kendi medeniyetinin değil.

– Dante cehennemi anlayamamış dostum. Cehennem hatıraların küllenmesi, ümitlerin susması. Cehennem haykıramamak, ağlayamamak

– Zeka rüzgarda unutulan mum, bencillik fanus. Senin fanusun yok. Ve şuurun hasta bir hayvanın korkularını aksettiren kırık bir ayna.

– Her büyük adam kucağında yaşadığı medeniyetin üvey evladıdır..Zira o başkalarının veya geleceğin çocuğu, kendi medeniyetinin değil.

– İnsan, selahiyetinin sınırlarını çoktan mı aştı? Dünyanın batan bir gemiye benzemesi bundan mı? Tabiat fareyle oynayan kedi gibi, soyumuzla alay mı ediyor? Tedirgin, küstah, azgın insan sürüleri.

– Korkunç bir tehlikenin arifesindeyiz. Çatışan milletlerle sınıflar, gelişen teknik: uçuruma açılan iki ray. Dünyamız hiçbir zaman, birleşmeğe bu kadar yakın, birlikten bu kadar uzak olmamıştır.

– Ben alışamadım körlüğe. Bu kelime telaffuz edildikçe büyük bir kabahat işlemişim gibi yüzüm kızarıyor. Gözlerimi göstermek istemiyorum. Körler bütün devirlerin ve bütün ülkelerin paryası. Kör müsün? Kör olasıca? Hay kör şeytan!..

– Aydın olmak için önce insan olmak lâzim. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur, maruz kalmaz, seçer . Aydın kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan; ‘uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessus..

– İnsana inanıştır, kendini insanlığın kaderinden sorumlu tutuştur. Bir sevgidir kültür. İnsanın kendi kendini fethidir. Dünya çapında bir hümanizmanm inşasıdır. Bugünü mazi ile zenginleştirmektir. Mazi ve istikbal ile. Toplum, kişinin bir ruhu olduğunu unutmuşa benziyor. Kişilere ferman dinleten, iktisadın şuursuz kanunları. İnsanın tek değeri, ürettiği ve tükettiği, kendisi değil.

– Batı tarihindeki her kepazeliği yüceltirken, kendi geçmişimizde karşımıza çıkan minnacık kusurlara takılıp kalıyoruz. Bu ne şuursuzluk! İslamiyet bir yerde insaftır. İnsafını kaybedenler hiçbir hakikati bütünüyle kavrayamazlar.

– Ve insanlar Homeros’un cennetindekiler gibi kucakladın mı kayboluyorlar. Hepsi birer gölge. Teneke bile değiller. Sevgi garip bir yangın. Yaşaması için büyümesi gerek. O yangına her şeyini atacaksın; zamanını, gururunu, dehanı. Ve kül olacaksın. İnsanlar ondan korkuyor, ondan yaşamıyorlar. Sonsuz karşısında cücenin korkusu..

– Semavî kitapların emri: “öldürmeyeceksin”. Hristiyan Avrupa, en sefil çıkarları için dünyanın bütün Mandarenlerini öldürdü ve öldürmeye hazır. Goethe: “ya örs olacaksın ya çekiç” diyor. Şark, Sadi’den Gandhi’ye kadar aksi kanaatte: “yemin ederim ki, dünyanın bütün toprakları bir tek insanın kanını akıtmaya değmez.” Kim haklı?

– Seni sen olduğun için seviyorum, acı çektiğin için seviyorum, küçük olduğun için seviyorum… Sana yetmemekten korkuyorum, sana çok gelmekten korkuyorum… guzel-sozlerim.com yaşamadığın bütün yılları beraber yaşamak istiyorum. Önce baban olmak istiyorum, beşiğine ümitle eğilmek ve dudaklarının bir tomurcuk gibi açılmasını seyretmek… Kucağıma almak istiyorum seni, sonra ilk sözlerini ruhuma sindirmek istiyorum, sonra kelimeleri öğretmek, okumayı öğretmek… Çocuk olamadım hayatımda ihtiyar doğdum, onun için oyun kardeşliği edemezdim sana ama hikayeler anlatırdım, ekmeğimi bölüşürdüm.

– Her iktidara geçen, kendinden önce yapılanları bozmakla işe başlıyor. Maiyetindeki memurları değiştiriyor. Yükselebilen ancak dalkavuklar. Herkes devletin sırtından refah elde etmek peşinde. Emeğin hakkını vermek, memurları oradan oraya nakletmemek, halk nazarındaki itibarlarını yükseltmek lâzım.

Unutulmaz En güzel Cemil Meriç Şiirleri

Unutulmaz anlamlı ve etkileyici Cemil Meriç şiirleri sizlere acı, hüzün ve duyguyu aktaracaktır. Geçmişte büyük eserlere imza atan Cemil Meriç’den bizlere miras kalan birbirinden güzel şiirleri, sözleri ve eserleri bir sayfa altında toplamaya çalışdık.

Bi Çare Aşık

Seni düşünüyorum gecenin sessizliğinde
Bir ateş yanıyor ruhumun derinliklerinde
Hayallerinle besleniyor bu ateş
Ben ölsem de hiç sönmeyecek bu ateş

Bir an kaybolsan hayalimden
Olur bu dünya bana cehennem
Ne zaman biter bu aşk bilmem
Sensiz olamam bir an bile ben

Hani hasret kalır ya toprak suya
Hasretim sana toprak misali
Ne mecnunlar gördü bu dünya
Leyla olmazsa zindan misali

Yolcu

Bugün son sinek de soğuktan öldü
Son gül soldu,son yaprak döküldü
Ay bulutların içine gömüldü
Son ahbap da diyar-ı ahirete göçtü

Bir bu heyhula kaldı buracıkta
O da ölümünü bekliyor küçük bir odacıkta
Bir damla su misali küçük bir kovacıkta
Bir mezardır istediği kdüz bir ovacıkta

Halini soran yok mu bu kimsesize
Sorarlar bir gün bunun hesabını size
Muhtaç bu garip bir çift söze
Basar bağrını küçük bir köze

Hüzünlü Gurbet

Güz mevsiminin ortasındayız
Dağların tepelerinde kar var
Kar bir yük gibi binmiş dağlara
Benim hüzünle yüklendiğim gibi adeta
Dağ nice yükler kaldırır daha
Oysa ben
Diyar-ı gurbette
Küçük bir han odasında
Mum ışığının altında
Bilmem daha ne kadar yük kaldırabilirim
Bilmem daha ne kadar dayanabilirim gurbete
Hüzünlü Gurbete
Karlar eridiğinde mi kavuşurum acaba
Geride bıraktığım ahbaba
Kader güldürür benim de yüzümü elbet
Biter elbet bu Hüzünlü Gurbet

Yıldızları söndürmüş Fırtına

Yıldızları sönԁürmüş fırtına
Batan bir gemіdesin
Senden ne kalacak yarına
Kıyılarԁan imdat isteyen, sesin

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ